|
Zeynel akwrote:
Dost… Dost dediğin zaman elini uzatacak Düştüğün zaman tutup seni kaldıracak Ağlayınca gözyaşlarını silecek Dostluk dediğin ömur boyu sürecek Sırtını dondüğünde ardında dağ olacak Bir yerin yaralınınca dost dediğin saracak Menfaatsiz çıkarsız sadece yürek koyacak Bir dost ki yeri hiç bir şeyle dolmayacak Mutluluğun olacak acın olacak Kalp yerine o çarpacak Gönlündeki kara bulutları dağıtacak Dost dediğin hızır gibi olacak Hava gibi su gibi aş gibi olmalı Bir elmanın diğer yarısı olmalı Yüzündeki gülücük gözündeki yaş olmalı Dost dediğin sen gibi sen olacak Sezen Caglar *************** SAĞLICAKLA KALIN… ALLAHA EMANET OLUN.. ******************
1 hour ago
|
|
|
Seçil Spaceswrote:
Gelseydin
Sevgili! Ümmü Mektum gibi Seni görmeden sana sesleniyoruz Alıp verdiğin nefesi duyar gibi Sanki açınca gözlerimizi Seni görecekmişiz gibi Sana sesleniyoruz. Senin huzurunda ses yükselmez. Edeple konuşulur; edeple susulur. Hele biz ki bu kapının dilencileri, El açıp beklemekten başka Bize bir şey düşmezdi ama Şu araya giren yıllar olmasa Medine’ne uzak yollar olmasa İsmin anılınca yürek yanmasa Kapında beklemekten başka Bize bir şey düşmezdi. Bekliyoruz Sultânım! Rüyada olsa bile Belki teşrif edersin diye Hem de hiç kimseyi beklemediğimiz gibi. Seni bekliyoruz. Gelseydin, Bizim için cennet olurdu gelişin. Gelseydin, Saadetli asrından gönderdiğin selâmını, 'Kardeşlerim' deyişini Birbirimize nasıl anlattığımızı görürdün. Gelseydin, Dolaşsaydın sofralarımızı, Bir tabak fazla görecektin, Bir bardak, bir kaşık fazla... Ve sofrada bir yer boş, Baş köşe! .. Ola ki Sen(A.S.M.) lutfeder gelirsin diye. Gelseydin, Dolaşsaydın gecelerimizi, O 'Kutlu Doğum' gecelerini, Anneler görecektin. Yeni doğmuşsun gibi, Yeryüzünü yeni teşrif etmişsin gibi, Mışıl mışıl uyuyasın diye Seni sabahlara kadar Hayalen ayaklarında sallayan anneler görecektin. Sevgili! Gelseydin, Medine-i Münevvere'den dünyaya yayılan Ashabın gibi, Eyyüb Sultan gibi, Kab bin Malik gibi, Bir fecir vaktinde, Henüz yirmisinde yirmi beşinde, Bırakarak yurtlarını ocaklarını, Hedeflerine ilahi rızayı koyan, Arkalarına bakmayı ar sayan, Yiğitler görecektin. Onlar senin yiğidin, Elleri, o öpülesi elleri, Kimbilir hangi memleketin zemheri soğuklarında üşürken, Senin köyünün hayaliyle ısındılar. Gelseydin, Gecenin zifiri karanlığında, Uykunun en tatlı aralığında, Rabiatül Adeviyye gibi Rabbiyle başbaşa Gençler görecektin. Gözyaşı dökerken günahlarına, Veysel Karani'den istediğin gibi, İnsanlığa dua eden gençler görecektin. Gelseydin, Asr-ı saadet gibi olmasa da, Koklanmaya değer güllerimiz vardı. Yine senin ikliminde yetişen. Ama sen gelseydin, Dikenler bile gül kokardı EFENDİM(A.S.M.) ! ! ! Seninle göz göze gelmeden gizli gizli seni seyretmek... Hz.Vahşi gibi... Hani sen Hane-i Saadet'ten Mescid-i Nebevi'ye giderken Aişe annemiz ardından hayran hayran bakardı. Seni mescidin önünde bekleyen Ashabı'nınsa Bakışları yerdeydi. Edepten göz göze gelmezlerdi. Sende(A.S.M.) tebessüle nazar ederdin. Mütebessim çehreni bir Ebu Bekir(R.A.) görürdü, Bir de Ömer(R.A.) ... Şimdi okununca Ezan-ı Muhammedi Pencerelerde, kapı önlerinde, Seni(A.S.M.) bekleyen nemli gözler var. Gelseydin, Ve yürüyüp geçseydin önümüzden, Gülleri bayıltan o enfes kokunu çekerdik içimize. Sevgili! Hakiki aşıkların sana doğru uçarken Bizim bu yaptığımız yolda emeklemekti. Dünya güzelliğiyle kollarını açarken Bize düşen el açıp kapında beklemekti. Sevgili! Bekliyoruz! ...
8 hours ago
|
|
|
-gülbeşeker- datlımmwrote:
2 YAKLAŞIM FARKI
Bir adam kötü yoldan para kazanip bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektas Veli'nin dergâhına kurban olarak bağışlamak ister O zamanlar dergâhlar ayni zamanda aşevi işlevi görüyordu. Durumu Hacı Bektas Veli'ye anlatır ve Hacı Bektas Veli - ' helal değildir ' diye bu kurbanı geri çevirir. Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve ayni durumu Mevlana'ya anlatır . Mevlana ise ; bu hediyeyi kabul eder. Adam ayni şeyi Hacı Bektas Veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar. Mevlana söyle der: - Biz bir karga isek Hacı Bektas Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir. Adam üşenmez kalkar Hacı Bektas dergâhı'na gider ve Hacı Bektas Veli'ye, Mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektas Veli'ye sorar. Hacı Bektas da söyle der: - Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir." Böylesi tevazu ve incelikle, birbirlerini yermek yerine yüceltebilmeyi becerebilen bir insan ve toplum olmamız dileğiyle...
9 hours ago
|
|
|
muammerwrote:
SAĞLIK OLSUN
Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama, Yarım saat erkene kurulsun saatin... Kedi gibi gerin, oh, ne güzel yine uyandım diye sevin... Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin, Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin. Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart Çek kızarmış ekmek kokusunu içine Bak güzelim kahvaltının keyfine... Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis, Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile Sonra koş git işine, dünden, önceki günden, Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla, Oh! Şöyle bir hafifle... Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık, Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al… Sonra, şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, Sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı, Hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı? Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi? Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara, Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor.. Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak.. Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun.. Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun.. Saklama tabakları, bardakları misafire Sizden ala misafir mi var bu dünyada... Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil, Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, Eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının.. Gece evinde, dostların olsun Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun, Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun? Ama en önce ve illa ki sağlık olsun !.. Can YÜCEL
9 hours ago
|
|
|
HüZüN DeNiZiwrote:
♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥
Sus birtanem sus Sakın sevmedim, sevmiyorum deme.. Ümidim kalsın hiç olmazsa elimde. Bırak hayallerim aynı kalsın! Değiştirme onları, değiştirme.. Ne yaptım sana birtanem? Bir selamını bile esirgiyorsun... Gülümsediğimde hafifçe gülümsesen ölür müsün ? Resmini yaptım biliyor musun birtanem.. Sana o kadar benzedi ki... Buruk buruk gülümsüyor o hiç olmazsa. Onunla konuşup, onunla dertleşiyorum. Geceleri ona iyigeceler dileyip yatıyor, Sabahları ona günaydın diyerek kalkıyorum.. Anlayacağın tam bir deli oldum sayende.. Geçenlerde gözüme bir söz ilişti "Bir insanın kapının kapandığını anlaması için, Kapının çarptığını duymasına ihtiyacı yoktur." Gerçekten böyle mi birtanem ? Kapı çoktan çarptı da ben mi duyamadım ? Ama sen yine de sus! Sevilmediğimi, sensizliğimi, yalnızlığımı, kimsesizliğimi Asla ve asla bilmeyeyim. Sus birtanem sus! Seni öyle sevdim, öyle benimsedim, Öyle sevdim ki Sensizliği hazmedemem ♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥♥♪♥
11 hours ago
|